Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/36579 E. 2015/35244 K. 02.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/36579
KARAR NO : 2015/35244
KARAR TARİHİ : 02.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılar ile aralarında birbirini takip eden yıllarda imzalanmış hizmet alım sözleşmeleri bulunduğunu, dava dışı işçinin emekli olması nedeni ile işçilik haklarının tazmini için açtığı davayı kazanması neticesinde asıl işveren olarak 12.947,01 TL tazminat ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, bu miktarın sorumlulukları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının …aleyhine açılan davanın ihale olunan firmalar arasında bu ünvana sahip bir firma bulunmadığından reddine , davacının diğer davalılar yönünden açtığı davanın kısmen kabulü ile, 9.687,37 TL nin davalı …. alınarak davacıya verilmesine, 3.159,16 TL nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, belediyeye ait işlerin ihale yolu ile davalılarca üstlenildiğini, davalıların çalıştırdıkları işçilerin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ile ilgili tazminatlarından sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Bu cümleden alarak, davacı ile davalılar arasında düzenlenen sözleşmelerin tamamının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davaya konu edilen döneme ait tüm sözleşmeler getirtilmeli, konusunda uzman bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınmalı, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.