YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3856
KARAR NO : 2015/12950
KARAR TARİHİ : 21.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, taraflar arasındaki 01.04.2011 tarihli tellallık sözleşmesi gereğince davalılara ait taşınmazın satışı için kendisine 5 aylık süre için yetki verildiğini, ancak davalıların sözleşmeye aykırı davranarak, kendisini devre dışı bırakmak suretiyle taşınmazı kendilerinin sattığını, davalıların bu durumda her iki tarafın ödemesi gereken tellallık ücretini ödemesi gerektiğini, ne var ki alacağın tahsili için başlatmış olduğu icra takibine davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece kısa kararda, “davacının icra takip dosyasındaki 10.200 Dolar tellallık ücreti ile ilgili talebinin kabulüne, cezai şart alacağı ile ilgili olarak ise, BK.nun 182. maddesine göre %50 indirim yapılarak 5.100 Dolar cezai şart alacağı ile birlikte icra takibinin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine” karar verilmiş, gerekçeli kararda ise, “Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının … İcra Müdürlüğünün 2012/81 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının, tellallık ücreti ile ilgili talebinin 10.200 USD üzerinden, cezai şart alacağı ile ilgili talebinin ise 5.100 USD yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayla belirlendiğinden % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine” şeklinde karar verilmiş olup, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Somut olayda davacı başlatmış olduğu icra takibinde, 10.200 Dolar tellallık ücreti, 10.200 Dolar cezai şart alacağı olmak üzere toplam 20.400 Dolar alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının, tahsil tarihine kadar işleyecek Amerikan Dolarına uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, takibe vaki itiraz üzerine de eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece kısa kararda, “davacının icra takip dosyasındaki 10.200 Dolar tellallık ücreti ile ilgili talebinin kabulüne, cezai şart alacağı ile ilgili olarak ise, BK.nun 182. maddesine göre %50 indirim yapılarak 5.100 Dolar cezai şart alacağı ile birlikte icra takibinin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine” şeklinde karar verilmiş, gerekçeli kararda ise, “Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2012/81 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının, tellallık ücreti ile ilgili talebinin 10.200 USD üzerinden, cezai şart alacağı talebinin 5.100 USD alacak yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayla belirlendiğinden % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine” şeklinde hüküm kurulmuş olmakla, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu husus, az yukarda açıklanan kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gereklidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 471,60 TL harcın davalılara, 25,20 TL’nin davacıya istek halinde iadesine, 21.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.