Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/42273 E. 2016/17524 K. 29.09.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 14.12.2023 22:34


YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/42273
KARAR NO : 2016/17524
KARAR TARİHİ : 29.09.2016


MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi



Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, murislerinin davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, murisin ölümünden sonra kredi borcunu ödenmediğinden kendileri aleyhine icra takibi yapıldığını, söz konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile mirasın hükmen reddini istemiştir.
Davalı ,davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, mirasın hükmen reddi talebine ilişkin dava tefrik edilmiş, menfi tespit talebine ilişkin davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, murisleri tarafından kullanılan tüketici kredisinin taksitlerinin ödenmemesi üzerine başaltılan icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile mirasın hükmen reddi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Her ne kadar mahkemece, mirasın hükmen reddi talebine dair dava tefrik edilerek menfi tespit davası ile ilgili hüküm kurulmuş ise de tefrik edilen davada verilecek kararın menfi tespit davasında verilecek hükmü etkileyeceği açıktır. 6100 sayılı HMK'nun 165/1. maddesinde "Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 166/1 maddesinde”aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattakı hukuk mahkemelerinde açılmış davalar aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ...., birleştirilebileceği” açıklanmış, aynı maddenin 4.fıkrasında “... davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantının var sayılacağı” gösterilmiştir. Bu durumda; mirasın hükmen reddine ilişkin ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/348 E sayılı dosyası ile görülmekte olan dava sonucunun eldeki davanın sonucunu etkileyeceği anlaşılmakta bu dava dosyasının eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabul edilmesi veya birleştirilmesi gerekmektedir. Hâl böyle olunca mahkemece; mirasın hükmen reddi davasının eldeki dava açısından bekletici mesele yapılarak ya da birleştirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle az yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 264,75 TL harcın istek halinde iadesine, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.