Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/5605 E. 2015/7591 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5605
KARAR NO : 2015/7591
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıdan taşınmaz satın aldığını, taşınmazın teslimi öncesinde ve teslim sırasında taraflarca taşınmazdaki ayıpların tespit edilerek 05.01.2011 tarihli protokol aktedildiğini, ayıpların giderilmesi için 31.01.2011 tarihinin belirlendiğini, ancak giderilmediğini; taşınmazdaki ayıpların Samsun 2. Tüketici Mahkemesince görülen 2012/10 değişik iş sayılı dosya ile tespit edildiğini belirterek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00-TL’nin tespit tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 16.000,00- TL’na yükseltmiştir.
Davalı, davacıya satılan dairede taraflarca tespit edilip 05.01.2011 tarihli protokol ile belirlenen ayıpların öngörülen vade içinde giderilerek taşınmazın davacıya teslim edildiğini, daha sonra kullanım nedeniyle çıkan arızalardan da sorumlu tutulamayacaklarını, bu arıza ve ayıpların süresinde bildirilmeksizin teslim tarihinden bir yıl geçtikten sonra 09.02.2012 tarihinde tespitinin yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlerle ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 223. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanunu’nun 223. maddesine göre; Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. BK’nun 223. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Davaya konu uyuşmazlıkta, taşınmazdaki; eksik ve ayıplar taşınmaz teslim edilirken 05.01.2011 tarihli tutanakla tek tek taraflarca açıkça belirlenerek teslim alınmış, davacı daha sonradan aldığı tespit raporuna dayanarak da eldeki davayı açmıştır. Bu tespit raporu ve 05.01.2011 tarihli tutanak hükümleri davacıyı bağlar. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflarca taşınmazın teslimi sırasında düzenlenen tutanakta yer almayan ve tespit raporunda belirlenmeyen ayıp ve eksikliklere de yer verilmiştir. Bu rapora bu yönüyle itibar edilemez. Hal böyle olunca; protokolde belirlenen ayıp ve eksikler ile sonradan alınan tespit raporundaki eksik ve ayıplar yönünden inceleme ve araştırma yapılması gerekirken talep dışına çıkılarak yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMAYI gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açılanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.