Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/6288 E. 2015/7010 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6288
KARAR NO : 2015/7010
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
.Davacı, diğer davalı ithalatçı firmaya da husumet yönelterek 2010 yılı Ağustos ayı içinde davalı Mais yetkili bayisi olan ….. . . . den sıfır araç satın aldığını,04/06/2013 tarihinde aracı satmak için notere gittiğinde aracının sistemde kayıtlı model yılı 2010, ruhsatta yazılı olan model yılının 2011 yılı olduğunu öğrendiğini, satış sırasında satıcı davalı bayiye vekalet vererek satış sırasında yapılan ÖTV beyannamesi, Kasko ve zorunlu sigorta ile araç kredisi belgelerinde araç modelinin 2011 yılı olarak düzenlendiği, bu şekilde aracın ayıplı olduğunu, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek araç bedeli olan 32.417.46.TL’nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendisine ödenmesini istemiştir.
Davalılar; Ruhsatta aracın model yılının farklı yazılmasından emniyetin sorumlu olduğunu kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, Şirketin düzenlendiği faturada model yılının 2010 yılı, araç üreticisi teknik belgesinde üretim yılının 2010 yılı olarak yazıldığı, model yılının farklı yazılmasının ayıp sayılamayacağını, imalattan kaynaklı bir durum bulunmadığını, bu durumun davacının aracı kullanmaya engel teşkil etmediğini, emniyete başvurarak düzeltilmesinin mümkün olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aracın ruhsat kaydındaki model yılı ile trafik kayıtlarındaki model yılının birbiriyle çelişki olmasında davalı şirketlerin herhangi bir kusuru bulunmadığı, trafik kayıt işlemlerinin emniyet müdürlükleri tarafından yapıldığı ve bunun idari bir işlem oluşu sebebiyle yapılan hatanın ilgili emniyet müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmesinden dolayı davalı şirketlere husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm, Davacı tarafından, “aracın 2011 model olduğuna inandırılarak gerçekte 2010 model olan aracın haksız ve yanıltıcı işlem sonucu kendisine satıldığı, davalı şirketlerin basiretli tacir gibi davranarak vekâletname verdirdikleri kişilerin seçiminde özenli davranmak ve işlemlerini denetlemekle yükümlü olduğu” belirtilerek temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, araç satışından kaynaklanmakta olup dava ayıplı araç nedeniyle alacağın tahsiline ilişkindir.
Davacı, davasını akdi ilişki nedeniyle satın aldığı şirket ile ithalatçı firmaya yöneltmiştir. Bir başka deyişle husumet doğru tarafa yöneltilmiştir.
O halde Mahkemece tarafların karşı delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.