YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9203
KARAR NO : 2015/12067
KARAR TARİHİ : 14.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka şubesinden değişik tarihli krediler kullandığını, kredilerin kullanılması sırasında davalı bankaca dosya masrafı, tahsis ücreti ve ekspertiz ücreti v.b. adı altında alınan toplam 400,00 TL.’nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 02.12.2014 tarihli duruşmada talebini 3.475 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; Davacının davasının kabulüne, 3.475 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davanın dava dilekçesinde 400 TL.nin kesinti tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiş, 02.12.2014 tarihli duruşmadaki duruşmada talebini 3.475 TL.ye çıkarmıştır. Mahkemece, talep edilen tüm alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı,dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla dava dilekçesinde talep edilen ve hüküm altına alınan miktardan dava dilekçesinde talep edilen kısma dava tarihinden itibaren, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Mahkemece, davadan önce davalının temerrüde düşmediği gözetilerek dava dilekçesinde talep edilen miktara dava, ıslah ile talep edilen kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan “3.475 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “ 3.475 TL alacağın, 400 TL.nin dava, bakiye 3.075 TL.nin ıslah tarihi olan 02.12.2014. tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.