YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9567
KARAR NO : 2015/11649
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, kendilerinin davalı ile 24/03/2011 tarihli sözleşme akdederek 170 m2 bir daire satın almak üzere anlaştıklarını, sözleşme gereğince teslim tarihinin 15/08/2012 olarak kararlaştırıldığını, gecikme olması durumunda her ay 500 TL kira bedeli ödeneceğinin hükme bağlandığını, dairenin 13 ay geç teslim edilmesine rağmen kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, ileri sürerek 6.500 TL’nin teslim tarihi olan 15/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı …’ın aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın bu davacı yönünden husumetten reddine, diğer davacı …’ın talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile; 5.500,00-TL kira alacağının 15/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada davacılar, davalıdan daire satın aldıklarını, dairenin süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek kira kaybına ilişkin alacak istemiyle eldeki davayı açmışlardır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatı ile görülüp sonuçlandırılması gerekirken genel mahkeme olarak bakılıp karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan 94,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.