Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/9843 E. 2015/16264 K. 21.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9843
KARAR NO : 2015/16264
KARAR TARİHİ : 21.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıların murisi ..ile ..olduğunu, ortak yapılan taşınmazın paylaşıldığı ve herkesin adlarına ayrı ayrı tescil edildikten sonra kendisinin mali durumunun bozulması nedeniyle, alacaklılardan korunmak için taşınmazları davalıların murisi kardeşine devrettiğini, kardeşinin 2006 yılında vefat ettiğini, mirasçıları olan davalıların bu taşınmazlardaki haklarını vermedikleri gibi üçüncü kişilere devretmeye başladıklarını, bu konuda taahhütname de verildiğini bildirerek bilirkişiler marifetiyle belirlenen değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların murisine anlaşmalı olarak devrettiği taşınmazlarını geri alamaması nedeniyle rayiç bedellerinin ödetilmesi için eldeki davayı açmıştır. Davalılara dava dilekçesi tebligat kanunu 21.maddeye göre yapılmış, haber verilen komşu olarak … adının yer aldığı, mahkemece, davalıların yokluğunda yargılama yapılıp hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Davalılar temyiz dilekçelerinde;kendilerinin yurt dışında yaşadıklarını, Mutlu ve Haskız’ın..oturduklarını, davacının bunu bildiği halde, adresleri olmayan yere tebligat yaptırıp, haber verilen komşu olarak gösterilen davacının oğlu “.. gösterilerek usulsüz tebligatla savunma hakları kısıtlanarak hüküm kurulduğunu bildirmişlerdir. Dosyanın incelenmesinde;Dava dilekçesinde gösterilen ..” adresine Tebligat Kanunu 21.madde hükümlerine göre tebligat yapıldığı, haber verilen komşu olarak “ ..”ın gösterildiği, imzasının alınmadığı, dava dilekçesi, ıslah dilekçesi ve bilirkişi raporu ile kararın aynı adrese yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalıların temyiz dilekçelerinin süresinde olmadığı gerekçesi ile temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalıların gerek temyiz dilekçelerinde, gerekse taraflar arasında görülen …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/363 sayılı dava dosyasında da davalıların adresinin “ ..” olarak gösterildiği, Tebligat Kanunu 21.maddeye göre tebligat yapıldığı, bilahare davalıların gerçek adreslerinin bu dava dosyasında belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde davalı adresi olarak gösterilen adresin davacı ve oğlunun işyeri adresi olduğu, ….Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/363 esaslı dava dosyasında aynı adrese Tebligat Kanunu 21.maddeye göre yapılan tebligat üzerine davaya katılmış olmalarının diğer dava dosyasından da haberdar oldukları şeklinde değerlendirilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davalılara eldeki dava dosyası için gerçek adreslerine Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılmaksızın savunma hakkı kısıtlanarak, delilleri toplanmadan hüküm tesis edildiğinin kabulü gerekir.Bu nedenle davalıların temyiz taleplerinin süreden reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak davalıların temyiz taleplerinin incelenmesi sonucu usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, bozma sebebine göre davalıların sair temyiz taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalıların temyiz dilekçelerinin süreden reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak temyiz taleplerinin incelenmesi sonucu kararın davalılar yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verild