Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/22171 E. 2016/19823 K. 02.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22171
KARAR NO : 2016/19823
KARAR TARİHİ : 02.11.2016

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı … ile davalı … arasında imzalanan … Toplu Konut Projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile 21/07/2011 tarihinde Y-29 Blok 4 nolu konutu satın aldığını, dava dışı …. ve dava dışı … ile imzalanan devir protokolü ile 21/07/2011 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan tüm hakları temlik aldığını, sözleşme kapsamında konutun teslim süresinin 30 ay olarak belirtilmesine rağmen süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek, rayiç kira bedeli tespit edilerek şimdilik 3.301,00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, 22.4.2016 tarihli dilekçesi ile, talebini 7.082,67 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı, emsal bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarında belirtilen aylık kira tazminatları doğrultusunda davayı kabul ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, geç teslim nedeni ile mahrum kalınan kira geliri talebine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmişse de, raporda 30.12.2013-02.06.2015 tarihleri arasında kira tazminatının aylık 415,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Oysa yıllara göre kira tazminatının ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Hal böyle olunca bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu durumda kira tazminatının 2013 ve 2015 yılları arasında her yıla göre ayrı ayrı belirlenerek hesaplanması gerekirken, eksik araştırma ve yanlış değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 483,81 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.