Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/23699 E. 2016/20434 K. 07.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23699
KARAR NO : 2016/20434
KARAR TARİHİ : 07.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeniyle, kendisinden dosya masrafı ve değişik adlar altında 4.180 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek, bunun ödeme tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kesintinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.180 TL’nin 25.05.2007 tarihinden, 1.627 TL’nin 24.12.2009 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle haksız olarak kesilen masrafların kesintinin yapıldığı tarihten itibaren faizi ile tahsilini istemiş, mahkemece de kesinti tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş ise de; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında, bir temerrüt ihtarı olmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca, hükmedilen miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin “… 25.05.2007 tarihinden itibaren …” ve üçüncü bendinin ” … 24.12.2009 tarihinden itibaren …” ibarelerinin karardan çıkartılarak yerlerine “dava tarihinden itibaren” ibaresinin eklenmesine hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 58,40 TL HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.