Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/4796 E. 2017/10000 K. 20.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4796
KARAR NO : 2017/10000
KARAR TARİHİ : 20.10.2017

MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı satıcıdan aldığı telefonun arızalanması üzerine ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ayıplı malın aynı marka ve esvafta yeni bir ürün ile değiştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı satıcı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68/1 maddesi, “Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.” düzenlenmesini içermektedir. Kanunun bu maddesi; kamu düzenine ilişkin dava şartı olan mahkemenin görev alanını düzenleyen özel hüküm niteliğindedir. Bu kapsamda mahkemenin görev alanını belirleyen parasal değerin dava açıldığı tarihe göre belirleneceği açıktır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacının 2.200-TL olarak gösterdiği dava değeri hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hal böyle iken, davanın açıldığı tarihteki dava değeri, yasal parasal değerin altındadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68/1 maddesi gereğince miktar olarak İl Hakem Tüketici Heyetine başvurulması yerine doğrudan Mahkemeye dava açılması doğru olmamıştır. Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.