YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1522
KARAR NO : 2020/3904
KARAR TARİHİ : 21.05.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-… avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, emlak komisyoncusu olduğunu, davalıların taşınmaz sahibi anneleri …’a vekaleten hareket ettiklerini bildirerek… ada 2 ve 3 parselde bulunan taşınmazın satışı hususunda aracılık hizmeti talep ettiklerini ve aralarında tellallık sözleşmesi imzalandığını, ancak davalıların dava konusu taşınmazı sözleşmede öngörülen süre dolmadan başkasına sattıklarını, bu nedenle davalılar aleyhine satış bedelinin %3 ü + %18 KDV toplamı olan 52.093,00 TL’nin tahsili için takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanınn kısmen kabul kısmen reddine, … 25.İcra Müdürlüğünün 2012/1599 sayılı icra takip dosyasında; hakkaniyet indirimi de dikkate alındığından 34.729,17 TL asıl alacak üzerinden davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişken oranda yasal faiz uygulanmasına, davacının icra inkar tazminat isteminin kabulüne, 6.945,83 TL’nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK’nın 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK’nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Somut olayda, mahkemece, kararın gerekçe kısmında “Alacak yargılamayla belirlendiğinden likit değildir. Bu nedenle icra tazminat talebinin reddine…” denilmesine karşın, hüküm kısmının 3. bendinde “Davacının icra inkar tazminat isteminin kabulüne, 6.945,83 TL’nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verilmiştir. Bu şekilde hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.