YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5615
KARAR NO : 2019/5238
KARAR TARİHİ : 22.04.2019
……
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı … Belediye Başkanlığı vekilleri avukat … ….., ve avukat ……….. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dar gelirli ailelere konut edindirmesi kapsamında davalı belediye ile aralarında sözleşme düzenlendiğini, arsa tahsisi yapıldığını, satış bedelinin taksitler halinde ödendiğini, tahsis kararının iptal edildiğini, imar planı değişikliği ile ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek; arsanın rayiç değerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 20.8.2016 tarihinde kabul edilen 6745 sayılı Kanun’un 12.maddesi ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu’na eklenen geçici 10.maddeden sözedilip, bu madde kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf talebi, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesince, karar gerekçesi yerinde görülerek esastan reddedilmiş; davacı bu sefer temyiz talebinde bulunmuştur.
Hükme esas alınan, 20.08.2016 tarihli 6745 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle 775 sayılı Gecekondu Kanunu’na eklenen geçici 10.madde, 05.04.2019 gün ve 30736 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 20.12.2018 gün, 2016/181E. ve 2018/111 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Yargılama sırasında yürülüğe girip, yine yargılama sırasında iptal edilen kanun hükmüne dayanılarak karar verilmiş olması, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun düşmeyecektir. Hal böyle olunca, Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları, özellikle de, davadan önce bir ödeme olgusu olup olmadığı, var ise, bunun borcu sona erdirip erdirmediği hususu üzerinde durulup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.01.2015 tarih 2014/3-8 E., 2015/10 K. sayılı kararı da gözetilerek, gerekirse konusunun uzmanı bilirkişiden rapor da alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 1.630,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren … gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….