Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10351 E. 2012/3237 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10351
KARAR NO : 2012/3237
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

Çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 2. Çocuk Mahkemesinden verilen 03.12.2008 gün ve 2007/125 Esas, 2008/432 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 17.03.2008 tarihli ek iddianame ile cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davaya ilişkin olarak katılanlar vekiline katılmak isteyip istemediğinin sorulmadığı anlaşıldığından katılanlar vekiline CMK.nın 238/2. maddesi gereğince bu davaya katılmak isteyip istemediği sorulup, sonucuna göre aynı Kanunun 238/3. maddesi uyarınca bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi uzmanı bulundurularak beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınması gerekirken, usûlüne uygun teşekkül etmeyen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun düzenlediği rapora itibar edilerek hüküm kurulması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, dosyaya yansıyan katılan mağdurenin bir zararının da oluşmadığı, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık …’nın üzerine atılı suçlardan dolayı verilen hapis cezalarının sonuç olarak 3 yılın altında kalması nedeniyle sanık hakkında 15.07.2005 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 19.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 23. maddesi uyarınca şartların mevcut olması halinde hükmen açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.