Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1044 E. 2011/6079 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1044
KARAR NO : 2011/6079
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

Zorla kaçırıp alıkoyma ve kasten yaralama suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2006 gün ve 2002/519 Esas, 2006/316 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nun 150. maddesinin hükümden sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değiştirilerek alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığa istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesi usulünün benimsenmesi karşısında, önceki yargılama aşamasında savunması alınan sanık hakkında yeniden müdafii huzurunda karar verilmesi bir yarar sağlamayacağından, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik incelemede;
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen atılı suçun tâbi olduğu kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımının, suç tarihi olan 11.03.2002’den inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5230 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,

incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun sanığın eylemine uyan 429/1. maddesi hükmü ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun eyleme uyan hükmünün lehe aleyhe yasa değerlendirmesine tâbi tutularak her iki kanundan somut uygulama gösterilerek buna göre lehe kanunun belirlenip uygulanması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.