Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10578 E. 2013/3579 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10578
KARAR NO : 2013/3579
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

Kişilerin huzur ve sükununu bozma ve cinsel taciz suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen 05.12.2008 gün ve 2008/658 Esas, 2008/1190 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
TCK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, incelemeye konu kararda ise kanun yoluna başvuru şekli gösterilmeyerek usul hükümlerine ayrılık yapıldığı bu itibarla sanığın 18.02.2009 tarihli temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın nüfus ve sabıka kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden alındığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İddia ve mahkemece kabul edilen oluşa göre sanığın kullandığı telefon ile müştekiye birden fazla cinsel taciz içerikli mesaj atması eylemlerinin cinsel taciz suçunu oluşturup ayrıca huzur ve sükunu bozma suçu olarak kabul edilemeyeceği gibi müştekinin kullandığı telefonun arama kayıtlarında, sanığın aramalarına ilişkin kayıt bulunmadığı da göz önünde bulundurularak sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
Hükmün ertelenmesine ve açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken kanuni ve yeterli gerekçe gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.