Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10687 E. 2013/7532 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10687
KARAR NO : 2013/7532
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, silahla tehdit ve yağma suçlarından sanık … ile yağma ve tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in atılı suçlardan beraatine ve sanık …’un eylemlerinin şantaj suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.03.2008 gün ve 2007/123 Esas, 2008/51 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 236/3. madde hükmüne aykırı olarak, mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması ve vekil refakatinde dinlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, mağdurun dinlenmesinden sonra CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca zorunlu vekil tayin edilmesi ve inceleme tarihinde mağdurun 18 yaşını ikmal etmiş olması nazara alındığında telafisi mümkün bulunmadığından, bu hususlar bozma nedeni sayılmamıştır.
Sanık … hakkında şantaj suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak; sanığın, diğer sanık …’in mağdura fiili livatada bulunduğunu öğrenmesinden sonra para vermediği takdirde bu olayı herkese söyleyerek rezil edeceğini, küçük düşüreceğini ve okuldan attıracağını söyleyerek mağdurdan 2007 yılı Ocak ayı içerisinde 30 TL, 2007 yılı Şubat ayı içerisinde 50 TL aldığı, 2007 yılı Nisan ayında mağdurdan 100 TL istediği, mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine mağdurun cep telefonunu alarak cep telefonunu 50 TL sayarak mağdurdan 50 TL daha istediği, bunun üzerine mağdurun da 50 TL temin ederek sanığa verdiği, sanığın bu aşamaya kadarki eylemlerinin bir bütün olarak şantaj suçunu oluşturduğu, son olarak ise sanığın cep telefonunu aldığı gün 30 TL ye tamir ettirmesinden sonra 2007 yılı Mayıs içerisinde bu telefonu mağdura 170 TL ye satmak istediği, parayı getirmediği takdirde fiili livata olayını herkese söyleyerek rezil edeceğini, küçük düşüreceğini söyleyerek parayı getirmesi için bir hafta süre verdiği, sanığın söylediği tarihte parayı getirmeyen mağdura sinirlenerek onu itip kaktığı ve omzuna iki kere yumruk attığı, bunu gören tanık …’in yanlarına gelmesi üzerine mağdurun 16.05.2007 tarihli savcılık beyanında belirttiği şekilde “saat 11.00′ e kadar parayı getirecek getirmezse … burada ölür gider” şeklinde mağduru tehdit ettiği, bu eylemin de yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında sanığın şantaj ve yağmaya teşebbüs suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyeti yerine eylemlerin bütün olarak şantaj suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, silahla tehdit ve yağma suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin olarak; mağdurun aşamalardaki istikrarlı ve samimi beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın 2006 yılı eğitim öğretim yılının sonunda mağdurdan kullanmak bahanesiyle aldığı cep telefonunu geri vermeyerek evlerine gitmeleri halinde vereceğini söyleyerek mağduru evine götürdüğü, burada da telefonu kömürlüğe gelmesi halinde orada vereceğini ifade ederek mağdurun kömürlüğe inmesini sağladığı, burada kapıyı kapatarak mağdurdan soyunmasını istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine soyunmadığı takdirde buradan ölün çıkar diyerek mağduru tehdit ettiği ve bu şekilde korkarak direnci kırılan mağdurun soyunmasından sonra mağdura fiili livatada bulunmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği, 2007 yılı Ocak ayı içerisinde de mağdurun sanık …’a para verdiğini görmesi üzerine mağdurdan para istediği, ancak mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine aralarında geçenleri herkese anlatarak rezil edeceğini belirttiği, sonrasında kırtasiyeden iki adet senet alarak mağdura imzalattığı, parayı getirdiğinde senetleri alacağını ifade ettiği, sonrasında mağdurun para bulamaması üzerine mağduru tekrar evine çağırarak senetleri burada vereceğini söylediği, mağdurun bunu kabul etmemesi üzerine dayısının valilikte şoför olarak çalıştığını, istediğini yapmadığı takdirde senetleri icraya koyduracağını söyleyerek mağduru yine evine götürdüğü, mağdurun dışarıda beklediği sırada sanığın evlerinden adli emanette kayıtlı ve ilk bakışta görünüş itibariyle kuru sıkı olduğu anlaşılamayan tabancayı alarak geri geldiği, mağdura göstererek mağdurun kömürlüğe girmesini sağladığı, burada yine aynı şekilde mağdura fiili livatada bulunarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği, mağdurun bunun üzerine senetleri istediği ancak sanığın elinde yine aynı tabanca olduğu halde “Haydi git buradan yoksa seni öldürürüm” diyerek silahla tehdit ettiğinin anlaşıldığı, mağdurun beyanlarında sanığın cinsel organını sokmadığını belirtmesine rağmen mağdurun yaşı, içinde bulunduğu sosyal çevre ve 04.06.2007 tarihli Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünün raporuna göre sanığın cinsel organını sokmak suretiyle üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj ve silahla tehdit suçlarından mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.