Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1095 E. 2012/1812 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1095
KARAR NO : 2012/1812
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

Zorla kaçırıp alıkoymaya teşebbüs etme, tehdit ve yaralama suçlarından sanıklar …, …, …, …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar …, …, … ve …’in mağdure …’i kaçırmaya teşebbüs etme suçundan mahkûmiyetlerine, mağdure …’i kaçırmaya teşebbüs etme suçundan beraatlerine, sanıklar … ve …’in mağdureler … ve …’yı kaçırmaya teşebbüs etme suçundan beraatlerine, tüm sanıkların yaralama suçlarından kaçırmanın zor unsuru kapsamında kaldığından uygulanmasına yer olmadığına, anne …’e karşı tehdit suçundan ise kaçırmanın zor unsuru kapsamında kaldığı ve yeterli delil olmadığından bahisle talebin reddine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2005 gün ve 2005/396 Esas, 2005/399 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar …, …, … ve … müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanıklar hakkında düzenlenen 26.08.2003 havale tarihli iddianamede suçların ”iştirak halinde zorla kaçırmaya teşebbüs olarak gösterildiği” tehdit ve yaralama suçlarından açılmış bir davanın bulunmadığı gibi bu hususta verilen ek savunma haklarının da mevcut eksikliği gidermeyeceği, mağdurlarda meydana gelen yaralanmaların mahiyeti itibarıyla da kaçırmanın zor unsuru kapsamında kaldığı gözetilmekle sanıklar hakkında iştiraken zorla kaçırmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak temyiz incelemesine karar verilmekle gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar …, …, …, …, … ve …’nin mağdure …’yı kaçırmaya teşebbüs etme suçundan ayrıca …’in mağdure …’ı da kaçırmaya teşebbüs etme suçundan beraatlerine dair hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında mağdure …’ı kaçırmaya teşebbüs etme suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelenmesinde;
10.08.2003 günlü usulüne uygun şekilde kolluk tarafından yapılan teşhis tutanağı içeriğine göre; katılanlar …, …, … ve …’ın açıkça sanığı teşhis etmeleri, katılanlardan … 22.09.2003 günlü mahkeme beyanında, sanığın olay yerinde olduğunu ve üzerinde askeri kıyafet bulunduğunu, …’nin ise aynı günlü ifadesinde sanığın elinde odun olduğunu ifade etmeleri karşısında sanığın olay yerinde olduğu ve mağdureyi kaçırmaya teşebbüs etme eylemine iştirak ettiği anlaşılmakla, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi.
Sanıklar …, …, … ve … hakkında mağdure …’ı kaçırmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilip sanıklar hakkında hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında verilen kısa süreli 5 ay hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca paraya çevrilirken beher günü 9 TL’den denilmesi yerine netice ceza olan 1.350. YTL’nin beher gün olarak belirtilmesi suretiyle infazda tereddüt oluşturulması
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.