Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1147 E. 2011/5933 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1147
KARAR NO : 2011/5933
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

Zorla kaçırıp alıkoyma ve sarkıntılık suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; zorla kaçırıp alıkoyma ve ırz ve tasaddide bulunma suçlarından mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.12.2005 gün ve 2004/565 Esas, 2005/405 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 14.11.2007 Çarşamba saat 14.00’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bu gün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanığa mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafiin yüzüne karşı yapılmış olan tefhim, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuki sonuç ifade etmediği gibi, temyiz süresini de başlatmayacağından; bu hususta, temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek, sanığın vekaletli müdafiin öğrenme üzerine verdiği 21.02.2006 tarihli ve temyiz niteliğinde görülen dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek gereği düşünüldü:
Sanığın eylemine uygun ırza tasaddi suçuna ilişkin 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına nazaran aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık aylık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği tarih olan 06.12.2005 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın

321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
765 sayılı TCK lehe olarak kabul edilip hüküm kurulduğu halde, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi uyarınca sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmek suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.