Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/11715 E. 2012/11113 K. 09.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11715
KARAR NO : 2012/11113
KARAR TARİHİ : 09.11.2012

Cinsel taciz suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Aladağ Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 08.07.2009 gün ve 2008/60 Esas, 2009/40 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın atılı suçu işlediğine dair katılanın beyanından başka somut bir delil bulunmaması, katılanın Aladağ ilçesinden naklini aldırmak için daha önceden dilekçe vermek, rapor almak gibi çeşitli yollara başvurduğu, tanık olan jandarma devriye komutanının beyanına göre sanığın jandarmayı gördüğünde kaçmadığı ve telaşlanmadığı bu sırada katılanı bulduklarında korkmuş bir şekilde gözükmediği aynı şekilde diğer tanık şantiye bekçisinin de katılanın yüz ifadesinin gayet normal olduğu mahkemece yargılama sırasında katılanın ilçeden naklini aldırmak için böyle bir yola başvuracağı şüphesinin oluşması üzerine şüpheden sanık yararlanır ceza hukuku evrensel ilkesine dayanılarak sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen O Yer Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İftira atması için herhangi bir neden bulunmayan ve ifadeleri tüm ayrıntıları ile aşamalarda tutarlı ve samimi görünen mağdurenin, Aladağ ilçesi Köprücük köyünde öğretmen olduğu, okulun idare işleri de mağdure tarafından takip edilmekte olduğundan, ihtiyaç halinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne köyün minibüsü ile gelip gittiği, köy minibüsünde kendisini rahatsız edici, edep dışı konuşmalardan dolayı minibüsü kullanmak istemeyen mağdurenin işi gereği ilçeye gidip gelen sanığın aracı ile daha önce iki kez ilçeye gittiği, olay günü akşamı da memleketinden gelen mağdureyi köye sanığın götürdüğü, ancak sanığın alkollü olduğu, yolda da içmeye devam ettiği, yanına aldığı viski ve çikolatadan mağdureye teklif ederek alkolünde etkisiyle yolda “senden hoşlanıyorum, seni seviyorum, depresyondayım, sevmek suçsa beni öldür, ben kötü bir insanmıyım” şeklinde sözlerle cinsel tacizde bulunduğu, mağdurenin tepkisi ve gitmek konusundaki ısrarlarına rağmen, sanığın yolda sık sık durduğu ve sözlerini yinelediği, telefonların orada çekilebileceğini söyleyerek onu kendi çalıştığı şantiye bölgesine götürdüğü, sanığın önceki davranışlarından dolayı başına kötü şeyler gelebileceği düşüncesi ile, mağdurenin, bizzat sanığın duruşmadaki beyanı ile “…. bir ırzıma geçmediğin kaldı diyerek..” çantasını alıp gece karanlığından istifade ile uzaklaşıp saklandığı, Jandarmaya telefon açtığı, kolluğun gelmesi ile saklandığı yerden çıktığı, sanığın yapılan muayenesinde alkollü olduğunun tespit edildiği, mağdurenin ertesi günü olaydan etkilenerek öğretmen evinde bileklerini keserek intihara teşebbüs ettiği, sanığın bu şekilde, köy öğretmeni olan mağdureye yönelik cinsel taciz suçunu işlediği sabit olduğu halde;
Eşinden boşanmış, dul olması sebebiyle köyde rahatsız edildiğini belirterek bir önceki dönem tayinini istediği dilekçesinden anlaşılan mağdure öğretmenin, yine yolculuklarında edep dışı konuşmalara muhatap olduğu ve bu nedenle artık köy minübüsünü kullanmadığını sanığın da doğruladığı olayda, köydeki münibüsün şoförünün beyanları esas alınarak mağdurenin köyden tayinini çıkartmak için iftira atmış olabileceği konusunda ihtimal bulunduğu şeklinde yerinde olmayan gerekçelerle sanığın atılı suçtan beraatine karar veren yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan Dairemiz sayın çoğunluğunun aksi yöndeki onama kararına katılmıyorum.