Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/11745 E. 2012/9149 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11745
KARAR NO : 2012/9149
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

Cinsel taciz suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Çarşamba Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 17.02.2009 gün ve 2009/41 Esas, 2009/57 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamede CMK.nın 170/4. maddesine göre yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendilerek açıklamasının amir hüküm olduğu, keza CMK.nın 225/1. maddesine göre de yargılama sonucu verilecek hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiiller hakkında kurulabileceğinin düzenlendiği, dosyadaki iddianamade faile isnad edilen fiillerin gösterilmediği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcılığınca sanık hakkındaki iddianamedeki fiillerin neler olduğunun tavzih ve açıklattırılmasından sonra sanığın savunmasının alınarak yargılama yapılması lüzumu, keza mahkemece kabul edilen eylemde de sanığın, katılanı köyde bulunan bakkal dükkanından alışveriş yapması nedeniyle tanıdığı şeklindeki beyanı ile katılanın sanığı tanımadığı ve köyde 6 ay kadar durduğu şeklindeki beyanı arasındaki çelişkinin, yine katılanın oğlu tanık Yılmaz’ın “pazarda dolaşırken annem bana bir aracın takip ettiğini söyledi ve plakasını yazmamı istedi, ben daha önce böyle bir şey olup olmadığını bilmiyorum” şeklindeki beyanı ile katılanın yanında çocukları olduğu halde sanığın kendisini eli ile dürterek telefon numarasını istediği şeklindeki beyanı arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizcede benimsenen 03.02.2009 tarih ve 2008/-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilerek 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar değerlendirilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığının tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.