YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11854
KARAR NO : 2013/7763
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.03.2009 gün ve 2008/114 Esas, 2009/19 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi gereği düşünüldü:
Mağdurenin, psikolog ve avukat eşliğinde alınan soruşturma aşamasındaki beyanında, sanığın, okul etrafında meyve suyu ve çikolata sattığını, okul çıkışında kendisini yanağından öptüğünü ancak sanıktan korkmadığını, kendisinden başka çocukları da okulun bahçesindeki tahta koltukta kucağına oturtuğunu ifade etmesi, sanığın aşamalarda çocukları sevdiğini, kendisininde üç çocuğunun bulunduğunu, okul çevresinde simit ve meyve suyu satarken çocukları başlarından eliyle okşayarak sevdiğini kötü bir niyetinin olmadığını savunması karşısında, beyanların denetlenmesi açısından mağdurenin olay tarihinde eğitim öğretimine devam ettiği okuldan sanığın mağdureye yönelik yapmış olduğu isnad edilen eylemler şeklinde okuldaki diğer öğrencilere yönelik bir eyleminin bulunup bulunmadığı okul idaresinden sorulduktan sonra gerekirse bu hususta kolluk araştırması da yapılarak sanığın eylemlerinin cinsel amaçla gerçekleştirip gerçekleştirmediği de karar yerinde tartışılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23/B ve 31. maddeleri gerğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, bir çocuk psikiyatrisi ve Adli Tıp uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az 5 kişilik bir heyetten, suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınıp sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken usulüne uygun teşekkül etmeyen, çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulundurulmadan verilen raporun hükme esas alınması,
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.