Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/11966 E. 2012/5287 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11966
KARAR NO : 2012/5287
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

Müessir fiil suçundan sanık …, fuhuş için başkasına kadın tedarik etme ve emirlere riayetsizlik suçundan sanık … ile müessir fiil, emirlere riayetsizlik ve fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçlarından sanık …’nın yapılan yargılamaları sonunda; müessir fiil suçundan sanık …, kabahatler kanununa aykırılık ve fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçlarından ….. ve müessir fiil, kabahatler kanununa aykırılık ve fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçlarından sanık …’in mahkûmiyetlerine dair Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.04.2006 gün ve 2004/870 Esas, 2006/126 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar … ve … müdafii ile sanık … tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık …’e mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafiin yüzüne karşı verilmiş olan hükmün, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuksal sonuç ifade etmediği gibi temyiz süresini de başlatmayacağı, bu itibarla sanığın öğrenme üzerine verdiği 24.03.2010 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabülü ile yapılan incelemede;
Sanık … ve…. hakkında Kabahatler Kanununa aykırılık nedeniyle tayin olunan idari para cezasına ilişkin hükümler temyizi kabil olmayıp, 5326 sayılı Kanunun 29. maddesi gereğince itirazı kabil kararlardan olmakla, temyiz dilekçelerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince gerekli incelemenin yapılacağı gözetilerek, fuhuş için başkasına kadın tedarik etmek ve müessir fiil suçundan kurulan hükümlerle sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat olunan müessir fiil ve fuhuş yaptırmak suçlarının 765 sayılı TCK.nın 456/1, 456/4 ve 436. madddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddelerinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanıkların mahkûmiyetine dair 06.04.2006 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.