Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1239 E. 2012/26 K. 09.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1239
KARAR NO : 2012/26
KARAR TARİHİ : 09.01.2012

Irza geçmeye teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2005 gün ve 2004/163 Esas, 2005/219 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 765 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, kanuna aykırı olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca, hükümden “5237 sayılı Kanunun 53/2. maddesine göre cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sanığın 53/1-a, b, c, d, e maddelerindeki kamu hizmet ve haklarından yoksun bırakılmasına” ibaresi çıkartılarak, yerine “sanığın 5237 sayılı Kanunun 53/1-a-b-d ve e bentlerinde öngörülen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde düzenlenen haklardan da koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığa isnat olunan konut dokunulmazlığını ihlal etme suçuna ilişkin 765 sayılı TCK.nın 193/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tâbi olduğu, zamanaşımını kesen son usûli işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 19.10.2005 tarihiyle inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.