Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/12567 E. 2012/4536 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12567
KARAR NO : 2012/4536
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

Cinsel taciz ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; cinsel taciz, 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından mahkûmiyetine dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinden verilen 04.06.2009 gün ve 2007/125 Esas, 2009/291 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesinin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı, iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiği bu itibarla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından ayrı ayrı tayin olunan adli para cezaları tür ve miktarına göre kesin nitelikte olup temyizi mümkün bulunmadığından, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle, cinsel taciz suçundan kurulan hükmün yanılgılı uygulama nedeniyle kesinlik sınırında kalacak biçimde para cezası şeklinde belirlenmesi ve O Yer Cumhuriyet Savcısının da temyizinin bu hususa yönelmesi itibarıyla incelemenin cinsel taciz suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
5271 sayılı CMK.nın 253. maddesinin 4. fıkrasına göre, şüphelinin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifinin kanuni temsilcilerine yapılması gerektiği gözetilmeden, reşit olmayan sanığa uzlaşma teklifinin yapılarak sanığın uzlaşmayı kabul etmemesi üzerine usulüne uygun uzlaşma işlemleri yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nın 105/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, aynı Kanunun 50/2. maddesi uyarınca bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinin ve sanığın 18 yaşını bitirmemiş olmasına göre de 50/1. maddedeki diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğu bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.