YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12747
KARAR NO : 2012/1656
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık …’un bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme suçundan mahkûmiyetine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2009 gün ve 2008/270 Esas, 2009/558 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafiileri, katılan vekilleri ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafilerinin, kanunen hakkı bulunmadığından da katılan vekillerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece verilen ilk hükmün Yargıtay 5. Ceza Dairesinde bozulmasının ardından bozma kararına uygun şekilde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan aldırılan ve heyette bulunan ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının tamamının yer aldığı çoğunluğun kararı ile oy çokluğuyla kabul edilen 04.06.2009 günlü, 169 sayılı heyet raporunda; katılanın mağduresi bulunduğu nitelikli cinsel saldırı olayı nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun ve bu durumun 765 sayılı TCK.nın 418/2. maddesi kapsamında kaldığının bildirilmesi ve olay tarihi ile şikâyet tarihi arasındaki dönemde atılı suç ile işlenen bu suça bağlı olarak ruh sağlığının bozulması sonucu arasındaki illiyet bağını kesecek önem ve derecede mağdurenin ruh sağlığının başka bir nedenle bozulduğuna dair harhangi bir iddiada bulunulmaması hususu göz önüne alındığında, adı geçen sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden aynı Kanunun 418/2. maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle neticeten eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafileri, katılan vekilleri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.