Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/12806 E. 2012/2721 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12806
KARAR NO : 2012/2721
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

Sarkıntılık suçundan sanık … ile silahla müessir fiil suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine ve sanık … hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.09.2008 gün ve 2003/301 Esas, 2008/1219 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müşteki sanık … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi olan müştekiye CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören müştekinin şikayetçi olduğu ve mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müştekinin davaya katılmasına karar verilmekle, katılan sanık …’ın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık … hakkında silahla müessir fiil suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan sanık …’ın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında sarkıntılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesine gelince;
Oluşa ve mahkemenin kabulüne göre, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde düzenlenmiş sarkıntılık suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, sanığın lehine olan aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç
tarihi olan 28.01.2003 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.