Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/12920 E. 2013/9921 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12920
KARAR NO : 2013/9921
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetine dair …Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2010 gün ve 2010/150 Esas, 2010/296 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme talebinin, sanığa tayin olunan cezanın miktarı da nazara alınarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Nüfus kayıt örneğine göre 11.07.1993 tarihinde hastane doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını ikmal etmeyen mağdure ile sanığın anlaşarak birlikte kaçıp yaşamaya başladıkları, mağdurenin kendi istekleri ile sanıkla birden fazla ilişkiye girdikleri, daha sonra resmi olarak evlendikleri, iki tane çocuklarının olduğu ve evliliğin de halen devam ettiği olayda; sanığın mağdureyi kaçırdığında yaşının küçük olduğunu bilmediğini, mağdurenin yaşını 16-17 bildiği şeklindeki beyanına, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulunun 21.12.2009 tarihli mağdurenin film çekilme tarihi 12.07.2007’de ve olay tarihi 20.06.2007’de radyolojik olarak 16 yaşı içinde bulunma ile uyumlu gelişim gösterdiği, kemiklerin epifiz hatlarının gelişimine göre yaş tayini yapılması en sık kullanılan yöntem olmakla birlikte genetik, hormonal, beslenme, çevresel, coğrafik faktörlerin, sportif aktivitede bulunmanın kemik gelişimini etkileyebileceği tıbben bilindiğinden kesin yaş tespiti yapılamadığı biçimindeki rapor içeriği karşısında, mağdurenin suç tarihi itibarıyla görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit edip, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle tüm deliller birlikte TCK.nın 30. maddesi yönünden değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.