YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12953
KARAR NO : 2013/9922
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.06.2009 gün ve 2008/297 Esas, 2009/216 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesine göre itirazı kâbil nitelikte olduğu ve mahallinde incelendiği anlaşılmakla, temyiz incelemesinin nitelikli cinsel istismar suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
MERNİS doğum tutanağında…. Devlet Hastanesinde doğduğu belirtilen nüfus kayıt örneğine göre 03.08.1993 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını ikmal etmeyen mağdure ile sanığın anlaşarak birlikte kaçıp yaşamaya başladıkları, mağdurenin kendi istekleri ile sanıkla birden fazla ilişkiye girdikleri, daha sonra resmi olarak evlendikleri, bir tane çocuklarının olduğu ve evliliğin de halen devam ettiği olayda; sanığın, mağdurenin yaşının 18 olduğu itirazı ve …Devlet Hastanesinin 10.07.2008 tarihinde düzenlenen ve mağdurenin 19 yaşında olduğunun belirten rapor içeriğine göre, öncelikli mağdurenin yaşının suçun oluşumuna ve niteliğine etkisi nazara alınarak, resmi bir kurumda doğduğuna dair doğum raporunun bulunup bulunmadığının araştırılıp, doğum raporunun bulunmaması halinde; yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilerek suç tarihinde kaç yaşında olduğu hususunda tam teşekküllü bir sağlık kurulundan raporunun aldırılması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanması, mağdurenin hastane doğumlu olması halinde ise; mağdurenin aşamalarda sanığa yaşını 18 olarak söylediği ifadesi, sanığın da mağdurenin kendisine 18 yaşında olduğunu söylediğini ve bu nedenle O’nu 18 yaşında bildiğini beyan etmesi ve Adli Tıp Kurumunun kimi raporlarında bazen hormon gelişimi ve beslenme gibi nedenlerle kemik yaşının kayıtlı yaşından farklılık gösterebileceğinin belirtilmesi karşısında, mağdurenin suç tarihi itibariyle görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemeni de tespit edip, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle tüm delillerle birlikte TCK.nın 30. maddesi yönünden de değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.