Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/13079 E. 2013/8207 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13079
KARAR NO : 2013/8207
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; cinsel istismar eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.04.2009 gün ve 2007/315 Esas, 2009/99 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükme yönelik temyizlerin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olan katılanlar lehine vekâlet ücretine hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, CMUK.nın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında “katılanlar lehine hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak 1.250 TL vekâlet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılanlara ödenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükme yönelik temyizlerin incelenmesinde ise;
Tüm dosya kapsamına ve oluşa uygun kabule göre sanığın eyleminin reşit olmayan mağdure ile cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCK.nın 416/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, 31.12.2005 tarihli doğum raporuna göre de suç tarihi olan Mart 2005 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.