YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/131
KARAR NO : 2011/125
KARAR TARİHİ : 21.07.2011
Irza geçme suçundan sanıklar …, … ve …’un yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.02.2007 gün ve 2002/118 Esas, 2007/35 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklar … müdafilerinin 05.02.2007 tarihinde tefhim edilen hükmü CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen yasal süre geçtikten sonra 19.03.2007 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmış ise de; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20.02.2007 gün 2007/46-39, 13.02.2007 gün 2007/8-31 sayılı kararlarına göre, hükümde başvuru mercii ve şeklinin gösterilmemesi nedeniyle süresinden sonra yapılan temyiz isteminin, eski hale getirme yoluyla açılmış temyiz davası sayılmak suretiyle temyiz isteği kabul edilip, inceleme yapılması gerektiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki temyiz talebinin reddi yönündeki düşünceye iştirak edilmeyerek temyizin süresinde olduğunun kabulü ile gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında 765 sayılı TCK.nun 418/2. maddesinin uygulanmış olması karşısında, olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle suçun mağdure üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma olasılığı ve şimdi elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki meşkukiyet gözönünde bulundurularak, dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek kızlığının bozulmasından dolayı beden sağlığında bozulma olup olmadığı hususunda mütalaa alındıktan sonra 5237 sayılı Yasanın 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırıldıktan sonra, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.