Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1320 E. 2012/742 K. 03.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1320
KARAR NO : 2012/742
KARAR TARİHİ : 03.02.2012

Irza geçmeye eksik teşebbüs ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; basit cinsel saldırı ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından mahkûmiyetine dair Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.03.2006 gün ve 2005/440 Esas, 2006/115 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 430/1. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükteki haliyle CMK.nın 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanması zorunlu ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/74-159 sayılı Kararında da vurgulandığı üzere; CMK.nın 150. maddesinin, 5560 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değiştirilmesinden sonra alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar için müdafii atanması zorunluluğunun getirildiği, zorunlu müdafii atanması koşullarının ortadan kalktığı, bu nedenle telafisi mümkün bulunmadığından, tebliğnamedeki bu husus nedeniyle bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın mağdureyi hile ile evine götürerek kapıyı kilitlediği, kilitledikten sonra mutfakta ağzını kapatıp mağdurenin pijamasını aşağı indirip yere yatırdığı, kendi pantolonunu çıkartarak mağdurenin üzerine abandığı esnada mağdurenin bağırması ve ağlamasıyla yoldan geçen tanıkların eve gelmeleri üzerine engel sebep nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, icrai hareketleri ile tecavüz kastını ortaya koyduğu, bu şekilde eyleminin ırza geçmeye eksik teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, yanlış tavsifle eylemin basit cinsel saldırı olarak kabulü,
Sanığa isnat edilen ırza geçmeye eksik teşebbüs suçu için sevk maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırı itibarıyla, CMK.nın 150/3, 151/1 ve 188/1. maddeleri gereğince, sanık müdafiin yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.