Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1326 E. 2012/497 K. 23.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1326
KARAR NO : 2012/497
KARAR TARİHİ : 23.01.2012

Basit cinsel saldırı suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyetine dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.12.2006 gün ve 2005/281 Esas, 2006/548 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin dosyadaki onaylı nüfus kayıt örneği ve eklerine göre doğum tarihinden yaklaşık 5 yıl sonra ve tahmine dayalı olarak yaşı belirlenip nüfusa tescil edildiği, resmi bir kurumda doğmadığı ve yaşına sanık müdafii tarafından itiraz edilmiş olduğu gözetilerek, mahkemece suçun oluşumuna ve niteliğine etkisi bakımından mağdurenin yaşı üzerinde durularak, yaşının tespitine esas olacak kemik grafileri çektirilmek suretiyle içerisinde radyoloji uzmanı da bulunan sağlık kurulundan rapor alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak mağdurenin gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve Takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinin 5 ilâ 14. fıkraları gereğince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması lüzumu,
5237 sayılı TCK.nın 53/1-2. maddesinin tatbiki sırasında aynı maddenin 3. fıkrası gereğince hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.