Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/13330 E. 2013/8470 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13330
KARAR NO : 2013/8470
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

Fuhuş suçundan sanık …, kasten yaralama suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Keşan Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.06.2009 gün ve 2009/125 Esas, 2009/385 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesi’nin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı, iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin, 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyizi kabil olmadığından, bu sanıkların temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık … hakkında fuhuş suçundan verilen hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Kasıtlı suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK.nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, güvenlik tedbiri mahiyetinde olup, kazanılmış hakka konu teşkil etmeyen bu hususun infazda nazara alınması mümkün görüldüğünden, sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince 2000/144 Esas, 2001/334 sayılı Kararı ile sanığın 765 sayılı TCK.nın 264/5, 29 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen hükmün, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.06.2011 gün ve 2011/9-88 Esas, 2011/116 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere tekerrüre esas oluşturacağı
gözetilmeyerek, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi ile uygulamaya göre de TCK.nın 51/1. maddesine aykırı olarak sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûmiyeti bulunduğu gözetilmeden kanuna aykırı olarak cezasının ertelenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın mükerrirliği gözetildiğinde, uygulama şartlarının oluşmaması nedeniyle de CMK.nın 231. maddesinin değerlendirilmesine yönelik tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.