YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13381
KARAR NO : 2011/1318
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı ve diğer suçtan mahkûmiyetine dair, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.09.2010 gün ve 2008/206 Esas, 2010/217 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan çocuğun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Atılı suçun, 06.12.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanında bir kovuşturma şartı olduğu gözetilerek 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılmadan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2011 tarihinde üyelerden …’ın karşı oyuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY.nın 34, 230, 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerle disiplin işlemini yerine getirebilmesi bakımından kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın, savunma ve varsa tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerçeğe yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması nedeniyle Dairenin, uzlaşmanın hükümlerinin uygulanmaması gerekçesine dayalı bozma kararına katılmıyorum.25.10.2011