YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13569
KARAR NO : 2011/4705
KARAR TARİHİ : 07.12.2011
Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.02.2011 gün ve 2010/57 Esas, 2011/41 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 103/1-a maddesinde mefruz cebirin suçun unsuru olarak düzenlendiği, aynı Kanunun 103/4. maddesinde ise eylemin 103/1-a madde kapsamında bulunan mağdurelere karşı ayrıca cebir veya tehditle işlenmesinin artırım nedeni olduğu vurgulandığı, dava konusu olayda, sanığın mağdurelere cebir ve tehdit kullandığına dair bir kanıtın mevcut olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında her bir mağdureye yönelik eylemi sebebiyle ayrı ayrı tayin edilen cezaların TCK.nın 103/4. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği hususunda bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümlerin çıkarılarak, yerlerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.