Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/13755 E. 2013/11164 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13755
KARAR NO : 2013/11164
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Karabük Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.12.2009 gün ve 2009/139 Esas, 2009/248 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamından; mağdurenin intiharı ile başlatılan soruşturmada, sanığın mağdureye yönelik gerçekleştirildiği iddia olunan basit cinsel istismar ve alıkoyma eylemlerinin intiharın doğrudan sebebi olmayıp, sanığın, mağdure ile evinde seviştiğine dair söylemleri etrafa yayması ve bunu tanık …’e de söylemesi üzerine, …’in intihar olayından önceki gece mağdurenin evine giderek anne ve babası ile konuşmaya çalışması ve tanığın, sanık …’in eylemlerini ailesine anlatmasından çekinen mağdurenin öğle vaktine doğru TV vericilerinin bulunduğu yüksek yerden atlayarak intihar ederek yaşamına son vermesi olduğu; sanığın, mağdurenin rızayla evine geldiğini ve kendisini öptüğünü ve mağdurenin intihar etmeden önceki gece mağdurenin saat 24.00 sıralarında yeniden evine gelerek kendisinden tanık …’in olayları babasına anlatmasını engellemesi için yardım istediğini ifade etmesi, mağdurenin annesi olan müşteki …’in de beyanında …’in evlerine geldiğinde kızı hakkında konuştuktan sonra gittiğini, daha sonra gelen eşinin mağdureyi sorduğunda kızının o gece evde olmadığını fark ettiğini söylemesinin de sanığın bu beyanını doğrulaması ve zorla cinsel istismara uğrayan mağdurenin sanıktan yardım istemeye gitmesinin de hayatın olağan akışına uygun görülmemesi karşısında, cinsel istismar olayı esnasında mağdurenin burnunun kanaması sonucu mağdurenin giydiği belirtilen badiye kan bulaştığı, bu nedenle sanığın cinsel istismar eylemine son verdiğinin iddia edilmesine rağmen Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 19.06.2009 tarihli raporu içeriğinden badi üzerinde kan lekesi bulunmadığının belirtilmesine nazaran; intihar eden
mağdurun tanık …’ye anlattığı olayın doğruluğunun saptanması bakımından; 30.05.2009 tarihli rızaen teslim tutanağında üzerinde IRK yazılı ve arka kısmında kan lekesi bulunduğu belirtilen beyaz renkli badinin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek, söz konusu badi üzerinde mağdurenin burnundan aktığı belirtilen kan izi olup olmadığı, belirtilen lekenin kan izi olmaması durumunda ne lekesi olduğu hususunda rapor tanzim edildikten sonra ve sanığın savunmasında ismi geçen … isimli şahsın da tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.