Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/13992 E. 2012/3230 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13992
KARAR NO : 2012/3230
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

Irz ve namusa tasaddide bulunma, hürriyeti tahdit, nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığını ihlal ve nitelikli yaralama suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine, diğer suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.04.2009 gün ve 2005/27 Esas, 2009/21 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve müşteki … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
Müşteki …’nın 07.03.2007 tarihli duruşmada katılma talep etmesine karşılık katılma isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir karar verilmemiş olması hukuki aykırı bulunmuş ve müştekinin vekili vasıtasıyla verilen hükümleri temyiz etmiş olması nazara alındığında, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek sanık müdafiin ve katılan … vekilinin temyizleri üzerine yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılan …’ya karşı işlediği kasıtlı suçlardan dolayı hapis cezası verildiği halde, TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmaması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere 53. maddede belirtilen hak yoksunluklarının mahkûmiyetin yasal sonucu olması ve infaz aşamasında her zaman değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni sayılmamıştır.
Sanık hakkında katılan …’ya yönelik cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ve nitelikli yaralama suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü ile delillerle iddia, savunma ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, konut dokunulmazlığının ihlali ve nitelikli yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri usul ve kanuna uygun bulunduğundan, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında müşteki …’a karşı işlediği hürriyeti tahdit suçundan verilen hükmün incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında lehe kabul edilerek 765 sayılı Kanunun 179/2. maddesi gereğince temel adli para cezasının 440 TL olarak belirlenip, bunun üzerinden aynı Kanunun 59. maddesi ile yapılacak indirim sonucu 366 TL adli para cezası belirlenmesi gerekirken, temel cezanın 489 YTL olarak belirlenerek bunun üzerinden 765 sayılı Kanunun 59. maddesi ile yapılan indirim sonucu 407 YTL olarak sonuç ceza tayini usul ve kanuna aykırı olduğundan, hükmün CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden adli para cezasına ilişkin kısmın çıkarılarak yerine “sanığın 440 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 765 sayılı Kanunun 59/2. maddesi gereğince 1/6 oranında indirimi ile 366 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında müşteki …’a yönelik ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan verilen hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığa isnat olunan 765 sayılı TCK 416/2. maddesinde düzenlenen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık aslî ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 04.08.2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.