Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14169 E. 2013/12528 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14169
KARAR NO : 2013/12528
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.02.2010 gün ve 2008/169 Esas, 2010/6 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında yerel Cumhuriyet Savcılığınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olaydan hemen sonra mağdur ile görüşerek durumu öğrenen ve mağdurun annesine haber veren tanık … ile mağdurun ağabeyi olan tanık …’un aşamalardaki beyanlarında, mağdur ile konuştuklarında sanığın kendisini evine götürdükten sonra soyundurup cinsel organını anüsüne sokmaya çalıştığını söylediğini ifade etmeleri, mağdurun annesi olan katılan …’in Cumhuriyet Savcılığında alınan 10.11.2008 tarihli ifadesinde, olayı öğrenince oğlunun anüsünü kontrol ettiğini ve bu bölgede kızarıklık gördüğünü, bunun dışında başka bir iz veya emareye rastlamadığını söylemesi, mağdur hakkında Polatlı Devlet Hastanesinde görevli genel cerrahi uzmanı tarafından olaydan kısa süre sonra düzenlenen 26.08.2008 tarihli raporda anal kanalda minimal hassasiyet dışında fiili livata izine rastlanmadığının, Adli Tıp … Şube Müdürlüğünce düzenlenen 28.08.2008 tarihli raporda ise, anüs ve çevresinde fiili livata eyleminin maddi delillerinin bulunmadığı ve anal sfinkter tonusunun normal olduğunun belirtilmesi, sanık savunmaları ve tüm dosya içeriğine göre, mağduru bilgisayar kasası alacaklarını söyleyerek kendi evlerine götürüp çatı katına çıkaran sanığın, elbiselerini çıkarttırdıktan sonra kendisi de soyunarak cinsel organını mağdurun anüsüne sürttüğü, ancak cinsel organını mağdurun anüsüne soktuğu veya sokmaya çalışırken ciddi bir engel nedeniyle sokamadığının kesin olarak belirlenemediği, bu haliyle sanığın kanıtlanan eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı niteliğinde olduğu gözetilmeden, TCK.nın 103/1. maddesi yerine aynı maddenin 2. fıkrası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.