YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14303
KARAR NO : 2011/531
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen içerikli görüntüleri bulundurma ve çocukların görmesini sağlama suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen içerikli görüntüleri bulundurma ve çocukların görmesini sağlama suçlarından mahkûmiyetine dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2010 gün ve 2008/414 Esas, 2010/434 Karar sayılı beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan çocukların cinsel istismarı suçlarından kurulan kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA,
Üretiminde çocukların kullanıldığı müstehcen içerikli görüntüleri bulundurma ve çocukların görmesini sağlama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nun 226. maddesinin 3 ve 5. fıkralarının birlikte uygulanamayacağı, ancak fikri içtima kuralı gereğince hüküm kurulması ve TCK.nun 61. maddesi uyarınca eylemlerin sıklığı ve çokluğu nazara alınıp temel cezanın alt ve üst sınırlar arasında buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmesi,
Uygulamaya göre de;
TCK.nun 226. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen suçun bünyesinde zincirleme eylemleri de bulundurması karşısında, sanığa verilen cezanın TCK.nun 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.