YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14332
KARAR NO : 2013/11316
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.09.2009 gün ve 2009/95 Esas, 2009/173 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili, sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdurenin, sanık hakkında şikâyetçi olmadığı ve katılma talebinde bulunmadığı gibi mağdure vekilinin de katılma talebinde bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık ve müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Nüfus kaydına göre, 25.05.1994 doğumlu olup suç tarihinde 14 yaş içinde olan mağdure ile sanığın anlaşarak birlikte yaşamaya başladıkları ve birden fazla ilişkiye girdikleri, daha sonra resmî olarak evlendikleri olayda; sanığın, aşamalarda mağdurenin kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini ve mağdurenin görünüş itibarıyla 16 yaşında göründüğünü beyan etmesi, mağdurenin ve beraat eden diğer sanıkların da bunu doğrulaması, mağdurenin annesi olan …nın daha önce hastanede doğan ve ölen bir kız çocuğunun olduğunu, mağdurenin ölen kardeşinin kimliğini kullandığını, aslında nüfustaki yaşından bir yaş büyük olduğunu beyan etmesi, mahkemece Nevşehir Dr. İ. Şevki Atasagun Devlet Hastanesince tanzim edilen 16.07.2009 tarihli raporda kemik yaşının 16 yaş ile uyumlu olduğunun belirtilmesine rağmen sanık tarafından dosyaya ibraz edilen 01.12.2009 tarihli yine Nevşehir Dr. İ. Şevki Atasagun Devlet Hastanesince tanzim edilen raporda mağdurenin kemik yaşının 17 yaş ile uyumlu olduğunun belirtilmesi karşısında, mağdurenin ölen kardeşinin kimliğini kullandığı yönündeki iddialar ve mağdurenin yaşı konusunda dosyada bulunan çelişkili raporlar karşısında mağdurenin yaş tespiti için çektirilmiş film ve grafileri de temin edilerek Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, suç tarihindeki gerçek yaşının
tespiti ile yine suç tarihindeki kemik yaşı ve fizyonomik görünümü itibarıyla 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı konularında rapor alındıktan sonra ve mahkemenin bu husustaki gözlemini de tespit ederek, dosyadaki tüm deliller birlikte irdelenerek, mağdurenin suç tarihi itibarıyla görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı, TCK.nın 30. maddesi yönünden de değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.