Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14353 E. 2012/13131 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14353
KARAR NO : 2012/13131
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

Irza geçme suçundan sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.11.2009 gün ve 2009/33 Esas, 2009/51 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tanıkları …, … ve …’in görgüye dayalı samimi anlatımları, nüfus kaydına göre suç tarihinde on yedi yaşında olup kendisinde orta derecede zeka geriliği bulunan mağdurenin beyanı, doktor raporları ve tüm dosya içeriğinden, olay günü alkollü olan sanığın, eşeği ile evine gitmekte olan mağdureyi bir süre takip ederek köprü üzerine geldiklerinde, zorla sürükleyerek köprü altına getirdiği, kendisinin ve mağdurenin pantolonunu indirirerek onu yere yatırdığı, mağdurenin arkasına geçerek ırza geçme eylemine başlayacağı sırada, mağdurenin eşeğini köprü üzerinde sahipsiz gören ve durumdan şüphelenen tanık …’ın köprü altına inerek durumu görüp sanığa müdahale etmesi üzerine, sanığın ırza geçmeye yönelik eylemini tamamlayamadığı anlaşılmakla, sanığın sabit olan eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nın 416/1 ve 61. maddelerine uyan zorla ırza geçmeye eksik teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri ile lehe aleyhe kanun değerlendirmesi yapılarak lehe kanun hükümlerinin tatbiki suretiyle bir karar verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde ırza tasaddiye teşebbüsten hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca mahkemenin 20.12.2005 gün ve 2003/23 Esas, 2004/15 Karar sayılı aynı mahiyetteki hükmün sanık temyizi ile Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 06.07.2009 gün 2007/4822 Esas, 2009/9391 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olması nedeniyle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.