YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14417
KARAR NO : 2011/196
KARAR TARİHİ : 12.09.2011
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.05.2010 tarihli ve 2009/12935 soruşturma, 2010/9397 Esas, 2010/2573 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2010 tarihli ve 2010/177 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2010 tarihli ve 2010/439 D.İş sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre, mahkemece suçun vasıflandırılması bakımından cinsel birleşmenin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında rapor aldırılmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanunun 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri olarak gösterilen hususların kovuşturma evresinde de tamamlanabileceği, ayrıca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.12.2005 tarihli ve 2005/6961-9421 sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/2. maddesinde öngörülen “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler” hükmü uyarınca dava açılmış bulunmasına binaen, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği dikkate alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.04.2011 gün ve 2010/4782-21678 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceğinin sayıldığı ve aynı Yasanın 174/1. maddesinde ise hangi hallerde iddianamenin iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan maddelerde mahkemece iade nedeni olarak belirtilen hususlara yer verilmediği gibi, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.03.2009 tarih ve 3787 sayılı iddianamenin Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesince 02.04.2009 gün 2009/418 İd. Değ. sayılı kararla ilk kez iadesinden sonra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli işlemlerin yapılması cihetine gidilmiş ancak 17 yaşındaki mağdurenin istememesi nedeniyle 2. iade kararına konu raporun alınamadığının ve ayrıca bu raporun davaya konu suçla doğrudan ve zorunlu ilgisinin de bulunmadığının anlaşılması karşında; itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2010 tarihli ve 2010/439 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.