Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14469 E. 2011/260 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14469
KARAR NO : 2011/260
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetlerine, tehdit suçundan kurulan hükmün ise açıklanmasının geri bırakılmasına dair Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.11.2009 gün ve 2008/872 Esas, 2009/797 Karar sayılı hükümler ile temyiz istemlerinin reddine dair 19.07.2010 gün ve 2008/872 Esas, 2009/797 Ek Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Daireye verilmekle incelendi;
Sanık …’a kararın yargılama aşamasında beyan ettiği “Tosmur Kasabası Cumhuriyet Mahallesi Fulya Sitesi No:1 D.6 Alanya/Antalya” adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre usulüne uygun yöntemle tebliğ edilmiş olması nedeniyle, sanık müdafiin süresi dışında yaptığı temyiz talebinin reddine dair 19.07.2010 tarihli ek karar, usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesine gelince;
Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. 12.11.2009 tarihli kararın Tebligat Kanunun 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddelerine göre, sanığın yargılama aşamasında beyan ettiği “Oba Kasabası Toros Yapı Kooperatifi C Blok K.2 No.24 Alanya/Antalya” adresine tebliğ yapılmış ise de; sanığın adresinde geçici olarak bulunmadığını bildiren komşusunun tebligat evrakına imzasının alınmadığı, imzadan imtina etti ise, bu hususun da belirtilmediği, buna rağmen Tebligat Kanunu 21. maddeye göre yapılan tebligat geçerli sayılarak kararın kesinleştirilip infaza verildiği göz önüne alındığında, yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiin karardan haberdar olduğu 21.06.2010 günlü dilekçesinin süresinde yapılmış eski hale getirme ve temyiz başvurusu olarak kabulü ile temyiz
talebinin reddine ilişkin 19.07.2009 günlü ek kararın kaldırılmasına; sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa tayin olunan cezanın miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine; sanık hakkında tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneği bulunmadığı, sanık müdafiin bu suça yönelik temyiz istemi CMK.nun 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar, merciince mahallinde verilmek üzere, temyiz incelemesinin sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm ile sınırlı olarak duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların müşteki Uğur’u zorla araca bindirerek götürmeye çalıştıkları, ancak müştekinin direnmesi üzerine eylemlerini tamamlayamadıkları şeklindeki oluş ve kabule göre; eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs aşamasında kaldığı düşünülmeden, tamamlanmış kabul edilerek fazla ceza tayini,
5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde, sanıklar hakkında yapılan yargılama giderinin ayrı ayrı hesaplanıp tahsili yerine, her bir sanığa düşen miktar belirlenmeden ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın hükmü süresinde temyiz etmeyen sanıklar … ve …’e 1412 sayılı CMUK.nun 325. maddesi uyarınca TEŞMİLİNE, bozma gerekçesine göre sanıklar …, … ve …’e dair hükümlerin İNFAZLARININ DURDURULMASINA, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadıkları takdirde en seri vasıtayla tahliyeleri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 19.09.2011 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.