Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14472 E. 2011/814 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14472
KARAR NO : 2011/814
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

Silahla tehdit, nitelikli hırsızlık, hakaret ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; sanığın müştekiler Mustafa ve Müslüm’e yönelik silahlı tehdit eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suç ile hakaret, nitelikli hırsızlık ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından mahkûmiyetine, mağdur …’e yönelik tehdit suçundan ise beraatine dair Mut Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2010 gün ve 2010/3 Esas, 2010/301 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafi ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinde mağdur sayısınca suç oluşacağı gözetilmeden zincirleme suç oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, anılan bu suçun oluşumu için çok kısa bir süre için bile olsa mağdurların rızalarına aykırı şekilde bulundukları yerden ayrılıp başka bir yere gitmek özgürlüklerinden mahrum bırakılmalarının yeterli olması, olayımızda mağdurların anlatımları ve dosya içeriği karşısında, sanığın hukuka aykırı şekilde mağdur … ve Müslüm’ün hürriyetlerini kısıtlama suçunun tamamlanmış bulunması nazara alınarak, tebliğnamede sanığın mağdurlar … ve Müslüm’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre koşullu salıvermeye kadar uygulanacak olan 53/1-c maddesindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri
ile ilgili hak yoksunluklarının sanığın “Kendi altsoyu” ile sınırlı olduğu gözetilmeden, “tüm kişiler” yönünden hak yoksunluğuna karar verilmesi kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarındaki “…c bendi haklarından ise koşullu salıverme tarihine kadar” ibareleri çıkarılıp yerine “… kendi altsoyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeye kadar…” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçun işleniş biçimi ve olayın özellikleri nazara alınıp eylemine konu olan ayakkabı, sopa ve eldivenlerin değeri de gözetilmek suretiyle TCK.nun 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sanığa ait olmayıp mağdurların evinden rızaları olmaksızın alınan emanetin 2010/1-2 sırasında kayıtlı bulunan sopanın TCK.nun 54/1. maddesine aykırı olarak müsaderesine karar verilmesi,
Kabûle göre de;
Bu suçtan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre koşullu salıvermeye kadar uygulanacak olan 53/1-c maddesindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluklarının sanığın “kendi altsoyu” ile sınırlı olduğu gözetilmeden, “tüm kişiler” yönünden hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Sanık hakkında mağdur … e yönelik olarak silahla tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mağdurun savcılık ve duruşmadaki kararlılık taşıyan beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğu halde mahkûmiyeti yerine yazılı gerekçelerle beraat hükmü tesisi,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.