YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14488
KARAR NO : 2011/3682
KARAR TARİHİ : 18.11.2011
Hürriyeti tahdit suçundan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda; eyleminin öldürmeye tam teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2009 gün ve 2000/368 Esas, 2009/353 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.04.2011 gün ve 2010/6531 Esas, 2011/2332 sayılı görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, CMK.nun 225/1. maddesinin de “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklinde olduğu, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2000 tarihli iddianamesi ile de sanık hakkında katılana yönelik hürriyeti tahdit suçunu işlediği iddiasıyla dava açılıp öldürmeye teşebbüs suçundan dava açılmadığı, dava konusu edilen hürriyeti tahdit suçunun açıklanması sırasında katılanın dik bir yerden atıldığından söz edilmesinin bu suçtan da kamu davası açıldığı anlamına gelmeyeceği ve hürriyeti tahdit suçunun da öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşmeyeceği nazara alınmadan ve anılan suçtan usulen kamu davasının açılması sağlanmadan sadece ek savunma … verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.