YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14639
KARAR NO : 2012/11266
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ün yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.06.2007 gün ve 2006/67 Esas, 2007/451 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Tüm dosya içeriğine göre, sanıklar … ve …’ın yanlarında sanık …’de bulunduğu halde, mağdureyi zorla sanık … yönetimindeki araca bindirdikleri, bu araçla ilerlerken, yolda jandarmanın beklediğini görünce başka bir yola girdikleri, bunun üzerine sanık …’in telefonla diğer sanık …’i arayıp yardım istediği, bu sanığın aracıyla gelerek zorla kaçırıldığını öğrendiği mağdureyi ve adı geçen sanıkları aracına alıp onları sanıklar … ve …’nın evine götürdüğü anlaşılmış ve oluşun mahkemecede bu şekilde kabul edilmiş bulunması karşısında, sanık …’in suçu müşterek fail olarak diğer sanıklarla birlikte işlediği gözetilmeden, yardımcı fail sıfatıyla sorumlu tutulup hakkında TCK.nın 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasıyla ilgili bölümler hükümlerden çıkarılarak, bunların yerlerine “Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sanıklar …, … ve … haklarındaki hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık … ve mağdurenin beyanları ile Dairemizin 2011/15304 Esas sayılı dosyası içeriğinden, sanık … hakkında 16.09.2005 tarihinde mağdure …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinden bahisle Gündoğmuş Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2005 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2008 2008/17 Esas, 2008/20 Karar sayılı ilamı ile sanığın bu suçtan mahkûmiyetine karar verilerek dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın her iki eyleminin kısa aralıkla işlenmesi ve ilk suça ilişkin iddianame tarihinin ikinci suçun işlenmesinden sonra olması nedeniyle hukuki kesinti gerçekleşmemiş olması da gözetildiğinde, iki ayrı mahkemede görülen davaların birleştirilerek sanığın eylemlerinin zincirleme nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu düşünülmeyerek eksik araştırmayla yazılı şekilde hükme varılması,
Sanık …’in hürriyeti kısıtlama suçunun yapıcı hareketlerine katılmaksızın, mağdurenin hürriyetinin kısıtlanması sırasında yanlarında bulunduğu diğer sanıklara cesaret vermek suretiyle onlara yardım ettiği anlaşıldığı halde, hakkında TCK.nın 39. maddesi yerine 37. maddesi uygulanmak suretiyle cezasının fazla tayini,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanıkların yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi de gözetilerek sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Uygulamaya göre ise;
Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluklarının da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itrazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.