Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14851 E. 2012/13788 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14851
KARAR NO : 2012/13788
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, … ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçlarından sanık …’nın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2007 gün ve 2007/7 Esas, 2007/1221 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklardan … ve … ile sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklardan … ve … ile sanık … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için CMK.nın 231/6. maddesinde düzenlendiği şekilde iki ayrı şartın bulunması gerekmektedir. Birinci şart objektif şart olup sanığın sabıkasının olmaması, ikinci şart ise subjektif şart olup kişilik özellikleri ve duruşmadaki durum ve davranışlarına göre suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşmasıdır.
Mahkemece sanık … ile ilgili erteleme müessesesi reddedilirken yapılan değerlendirmede; ” … sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde tekrar suç işlemeyeceği konusunda pişmanlık gösterir davranışlar gözlemlenmediğinden TCK 51/1. maddesinin lehine tatbikine takdiren yer olmadığına” denilmiştir. Her ne kadar erteleme ve HAGB düzenlemeleri farklı müesseseler ise de kısmen farklı sebeplere dayanmakla birlikte subjektif şartın her iki müessese için ortak bir şart olup bu şart, suç işlenmeyeceği konusunda olumlu bir kanaatin bulunması hususudur. Cezasının ertelenmesi halinde suç işlemeyeceğine kanaat getirilmeyen, yargılama sürecinde pişmanlık hali gözlemlenmeyen sanık yönünden HAGB hükümlerinin subjektif şartının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece erteleme müessesi reddedilirken dayanılan gerekçeler CMK 231 deki gerekçeleri de kapsamakta bu haliyle maddedeki şartların bulunmadığı ifade edilmiş olmaktadır.
Bu nedenle bulunmayan subjektif şartın değerlendirilmesi için kararın bozularak mahkemesine gönderilmesinde herhangi hukuki bir fayda yoktur. Öte yandan bir hususun bozma nedeni yapılabilmesi için eksikliğin esasa etkili olması gerekir. Subjektif şartın bulunmaması nedeniyle CMK.nın 231. maddesinin tartışılmamış ve uygulanmamış olması açıklanan nedenlerle esasa da etkili olmayacağından bozma nedeni yapılmamalıdır.
Açıklanan nedenler ile bulunmayan subjektif şartın tartışılması gerektiğinden bahisle yapılacak bozma, hukuki bir fayda içermediği gibi, esasa da etkili olmayacağından sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.