YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14963
KARAR NO : 2013/8200
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
Hürriyeti tahdit suçundan sanıklar … ve …, hürriyeti tahdit ve müessir fiil suçlarından sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetlerine dair … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.06.2007 gün ve 2006/19 Esas, 2007/357 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar … ve … müdafileri ile sanık … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında müessir fiil suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan müessir fiil suçunun 765 sayılı TCK.nın 456/4. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 ay asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 11.01.2005 ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımına sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa uygun kabule ve dosya içeriğine göre sanıklar … ve …’ın eylemlerini cebir ve tehditle gerçekleştirdikleri, sanık …’in de eyleme yardım eden olarak katıldığı, bu suretle sanıklar … ve …’ın eylemlerinin 765 sayılı TCK.nın 179/2, 179/3 ve 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 109/3-a-b, sanık …’in eyleminin 765 sayılı TCK.nın 179/2, 179/3, 65 ve 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 109/3a-b, 39. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde suç tarihi itibarıyla lehe kanun değerlendirmesi buna göre yapılması yerine yazılı şekilde yapılan hatalı kıyaslama sonucu hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Mağdur hakkında düzenlenen 12.01.2005 tarihli doktor raporu içeriğinden mağdurun eylem neticesinde darp edilerek şahsına zarar verildiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde, cezasından TCK.nın 110. maddesi ile indirim yapılması ve uygulama maddesinin aynı Kanunun 110. maddesi yerine 109/6 olarak yanlış gösterilmesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sanıklar hakkında mahkûmiyetlerinin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/1-a, b, d, e maddelerindeki hak mahrumiyetlerinin 53/2. maddesine göre cezanın infazı tamamlanıncaya kadar 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar yoksun kılınması yerine, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibarıyla sanıkların kazanılmış … saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.