Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14994 E. 2012/13277 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14994
KARAR NO : 2012/13277
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

Konut dokunulmazlığını ihlal etme ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Bergama Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.05.2008 gün ve 2007/41 Esas, 2008/246 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanıklar …, …, …, … ile tanık … ve …’in aşamalarda istikrar kaydeden anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın arkadaşları ile birlikte kalmakta olan mağdure …’e yönelik değişik zamanlarda aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, zincirleme suretiyle basit yaralama eylemini gerçekleştirdiği, yine sanığın birden fazla kez mağdureyi zorla kaldığı evden alarak, birkaç saat aralıklarla dışarıya götürme ve değişik zamanlarda cebir ve tehdit kullanarak kendi evine götürme şeklindeki eylemleri ile zincirleme surette nitelikli kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşıldığı halde, her iki suç yönünden 5237 sayılı TCK.nın 43/1. maddesi gereğince arttırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini; sanık hakkında nitelikli olarak kişi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak 5237 sayılı TCK.nın 109/2. madde fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt sınırı iki yıl olduğu halde, sanık hakkında bir yıl hapis cezası verilip, arttırımların da bu miktar üzerinden yapılması suretiyle, eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanaatin oluşmaması nedeni ile sanık hakkında verilen cezalarda erteleme hükümlerinin uygulanmaması ve gerekçenin CMK.nın 231/6-b maddelerinde belirlenen yasal şartı kapsaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi sanık müdafiin temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun hükümlerin ONANMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.